''gençliğime mektuptan'' pişmanım felsefe

...benden habersiz olan bilmese ne olur benim bildiğimi.kısa cümlelerle alimlik etmek lakırdılarla dolu bir yerde sükunetin bir bilginlik olduğunu kendime tembihlemek nasılda acınası yapmış beni.kim olduğumu nerden gelip nereye gidicem bilmeceleri üstüne kafa yormak aslında ahmak eylemiş beni ve ütopyalara dayalı bir varoluş çözümlemesi farklıklar içinde barındırmadan bağnaz eylemiş her birimizi.ama umutluyum demek rüşdünü ispat edememiş bir aklın savunmasından başka bir şey olamamış.kim olduğumu anlayana dek benim isteğim dışında geçen sürenin hesabını kim verecek diye sormak yazgı denen hücrenin içine müebbetlik girmeme sebebiyet vermekte nedense.ve bir eğitim hürriyeti ile yazgı bozucusu olmaya karar vermek kendilik rüşdünü ispat edemeden yanılgılar dünyasının içine hapsolmama neden oldu.mutluyum diyemiyorum kedime ve 5 yılın sonunda evet doğrusunu yapmışım eğer döngüsel bir ruh göçü olmuş olsaydı yine aynısını yapardım zırvalamaları bir türlü geçmiyor aklımdan.aksine ne kadar cüretkar davranmışım ömrümden ve ne kadar yanılmışım ve ne kadar inanmışım onların dediklerine.kendimi alaşağı eden tebessümler uçuşuyor yüzümde akla inat ve onlarla aynı olmamanın verdiği bir garip huzur var içimde.dilimde pişmanım felsefe...

Hiç yorum yok: